Havada kaynaşan kurşunların hikâyesi

Havada_carpisan_mermiler
Havada çarpışan mermiler Çanakkale Müzesi’nde

 

 

I.

Markların Sterlinlerin patronları

Dünyayı baştan başa yağmalamak

Ve yağmadan pay kapmak için

Dalaşırken kendi aralarında kudurgan itler gibi

Sarıldılar boğazımıza Continue reading “Havada kaynaşan kurşunların hikâyesi”

Reklamlar

“Dayê bêhna sêva tê”

gallery-preview

“Dayê bêhna sêva tê”
“Dayê bêhna sêva tê”
Barut kokusuna alışkın ciğerim
Elma kokusuna değil

“Dayê bêhna sêva tê”

Silah seslerine alışkınım geceler boyu
Çığlıklara
Elma kokusuna değil

“Dayê bêhna sêva tê”

Uykumun ortasında patlayan bombalara alışkınım ben

Sığınaklara

Elma kokusuna değil

 

“Dayê bêhna sêva tê”

 

Ah bir kurşunun ucunda beklerdim seni
Ya da bir şarapnel parçasında
Elma kokusunda değil

 

  • Dayê bêhna sêva tê: Anne, elma kokusu geliyor
  • Bu şiir daha önce gezite.org‘da yayımlanmıştır.

Ağustos Düşü

I.

Düşümde bir çiçek gördüm
Bir nergise dönüyordu
Bir güle…

Nergis; hani şu şifalı narkissos
Kökünü kesip de koydunmu üstüne
Sağaltmadığı yara yoktur
Ama kendini sever en çok
Su yeşili bakışlarıyla
Kendini seyreder ömrünce
Suyun aksinde…

Gül; düpedüz aşık
Dikenlerini kendine batırıpn580489264_950818_4783
Hesapsız – sorgusuz
Kendini verenlerden
Kırmızıdır
Yakaladı mı gözlerinden
Kurtulamazsın… Continue reading “Ağustos Düşü”