Kahvaltıda İntihar

Yemek yemek üstüne ne düşünürsünüz bilmem

Ama kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı

Cemal Süreya

“Kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı”demiş Cemal Süreya. Yalnız bu kez tam da kahvaltı öncesi, “1000’e kadar sayacağım ve kendimi öldüreceğim” diyen biri var sahnede. Evet, eğer mutluluk varsa bunun gözle görülür şekilde ortaya çıktığı ortamlardan biridir kahvaltı. Yalnız tersi de geçerlidir. Bir sorun, bir dargınlık, kırgınlık, bir mutsuzluk hali varsa bunlar da elle tutulur derecede ortaya çıkar kahvaltı anında.

Bahsettiğim sahne Kahvaltı Da Bittiisimli oyunun başında. Farabi Sahnesi’nin sergilediği oyun;  Eugene O’Neill (1888-1953) imzalı Kahvaltıdan Önce oyunuyla,  Peter Turrini‘ninNihayet Bitti isimli oyununun birleştirilip uyarlanmasından oluşmuş.

Amerikan Tiyatrosu‘nun kurucularından sayılan Eugene O’Neill, 1916’da yazdığı Kahvaltıdan Önce oyununda, eşi işsiz bir yazar olan bir kadının özellikle maddi sıkıntılardan dolayı bitmek bilmez şikayetlerini ve sonunda eşinin kahvaltıdan önce intihar edişini sergiler. Avusturya Tiyatrosu‘nun yaşayan önemli yazarlarından Peter Turrini ise ilk kez 1997’de sergilenen Nihayet Bitti isimli oyununda, intihar etmeye karar vermiş popüler bir gazeteciyi anlatır. Onun intihar kararı maddi sıkıntılardan vb değil; sürekli her dönem, her konuda rüzgar nereden esiyorsa oraya dönmekten artık gerçeği kaybedip, tek gerçek şeyin ölüm olduğuna inanmaya başlamasındandır.

İki oyunu harmanlayıp birleştiren Zeki Tüzün, iki oyundaki kadın ve erkek karakterleri de birleştirip, maddiyat ve evlilik konularında beklentilerine kavuşamamış bir kadın ile sürekli birilerine yaranma peşinde yalan söylemekten artık tek gerçeğin ölüm olduğunu düşünen bir adamdan, sorunlu, uyumsuzluklarıyla uyumlu, intihara meyilli bir çift yaratmış.  Böylece ortaya psikolojik gerilim ağırlıklı bir oyun çıkmış. Konu olarak, oyunun özellikle modern şehir yaşamındaki küçük burjuva insanların sosyo-psikolojik sorunlarına yöneldiğini söyleyebiliriz. İnsanları pragmatist davranmaya zorlayan ve yalnızlaştıran kapitalist sistem içinde, kendilerini ve yaşamdan beklentilerini gerçekleştiremeyen insanların, çeşitli sosyal travmalar yaşayarak bozulan psikolojileriyle yaşamlarını sürdürmeye çalıştığını görüyoruz.Bu oyunda, insanların dışarıya karşı her şey yolundaymış gibi davranırken iç dünyalarında nasıl yok olduklarını anlatıyorum” diyor Turrini kendi oyunuyla ilgili. Bu açıdan da baktığımızda; evet, herkes intihar etmiyor ama sahnede ifade edilen durumların, duyguların da çoğu insana yakın, yanında yöresinde yaşanan haller olduğunu söylemek abartılı olmaz.

Biçim olarak genel dramatik kurguya performatif hareketler ve tango figürleri eklenerek oyuna hareket katılmış. Ayrıca sanırım metne akıcılık kazandırmak için veya yaşanan durumların kadın için de erkek için de (herkes için) geçerli olduğunu verebilme amacıyla tek kişinin konuşması şeklinde yazılan replikler parçalanarak kadın ve erkek oyuncuya paylaştırılmış. Dolayısıyla ortaya çok parçalı bir biçim çıkmış. Bu parçalılık elbette yönetmenin bilinçli tercihi olabilir. Metindeki sosyo-psikolojik karmaşayı biçimle de yansıtmak istemiştir belki. Yalnız bu şekilde; dramatik kurgu, dans, performatif hareketler, parçalı konuşmalar vb yöntemlerin hepsinin bir arada kullanılmasının oyunu izleyici açısından yorucu ve karmaşık bir hale getirdiğini, biçimin metnin önüne geçtiğini düşünüyorum. Oyunun metni zaten kendi başına ağır bir psikolojik çatışmayı veriyor. Metinde var olan çatışmayı daha güçlü yansıtabilmek için parçalılığı çoğaltmak yerine doğallık ve sadeliği kullanmak tercih edilebilirdi. Bununla birlikte sahne kullanımı açısından sahnenin ortasındaki basamaklı platformun basit gözüken ama hem oyuncuların işini ve hem de oyunun akşını kolaylaştıran başarılı bir detay olduğunu söylemeliyim. Oyuncular Begüm Akova ve Cihan Uysal birbirlerini iyi tamamlayarak uyumlu bir performans çıkarıyorlar.

Oyunu yazan ve yöneten Zeki Tüzün, dünyada kendilerini kanıtlamış, yıllardır hala sahnelenen iki oyunu birleştirip bunlardan yeni bir oyun çıkarma denemesiyle risk almış. Risk almadan yeni bir şey üretilmiyor ve bu cesarete sahip olmak önemli. Bu oyunu da özellikle “konvansiyonel anlatım biçimlerini performatif olanla iç içe geçirerek” diye tarif ettikleri biçim açısından deneysel bir çalışma olarak görüyoruz. İşlediği konu açısından ise özellikle tiyatroda psikolojik çatışmalar ve intihar olgusunun özel meraklılarına tavsiye edebiliriz. Tabi Peter Turrini‘nin kendi oyunuyla ilgili söylediklerini ekleyerek; “Her şey sallantıdaysa, eğer insan ilişkisinde bu sevgide neyin gerçek, neyin uydurma olduğunu, neyin görüntü neyin duygu olduğunu ayırt edemiyorsa, en azından silahın soğukluğu gerçektir. İnsanın kendini bırakacağı son şey ölümdür, ya da ona kendi eliyle teslim olmak: intihar.”

Kahvaltı Da Bitti

Uyarlayan ve Yöneten : Zeki Tüzün

Yönetmen Yardımcısı : Adem Mülâzım

Oyuncular : Begüm Akova, Cihan Uysal

Sahneleyen : Farabi Sahnesi

Rezervasyon : 0312 468 0058

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s