Gezi Üzerine Akademik ve Şiirsel Bir Çalışma : Sanki Devrim

 Düğmesiz Teori 

Malumunuz, her hareketin arkasında bir buton aranır ülkemizde. Hesapta olmayan, öngörülmeyen bir hareketlenme olduğunda, bir eylem yapıldığında; hemen “düğmeye kim bastı” tartışmaları başlar, devlet büyükleri “biliyoruz düğmeye kimin bastığını” diye açıklamalar yapar, tartışma programlarında“düğmeye kimin bastığı, neden şimdi bastığı, zamanlaması” vb tartışılır günlerce. Oysa hiçbir düğmenin çapı halk hareketlerini açıklamaya yetmez.Siz de eğer düğmelerle yetinmeyip yaşanan gelişmeleri gerçekten anlamak için kafa yoruyorsanız, size hitap eden yeni bir kitapçıktı; Sanki Devrim.

Bu kitapta Barış Yıldırım, samimi bir çabayla sadece ülkemizde değil dünyada da her zaman görülmeyecek çapta ve nitelikte gelişen bir halk hareketinin, Gezi Direnişi‘nin ayrıntılı bir analizini yapıyor, tabloyu çiziyor ve buradan çıkardığı sonuçları paylaşıyor. Bunu da yaparken genelde olduğu gibi ezbere klişe teori kırıntılarına, klişelere ve aforizmalara sığınmadan, kullandığı her kavramın altını tarihsel, felsefi ve siyasi boyutlarıyla doldurup günümüz koşullarına göre yorumlayarak akademik düzeyde teorik bir inceleme-araştırma çalışması çıkarıyor ortaya.

Gezi” üzerine bir yılda 100’ü aşkın kitap yazılmışken, Sanki Devrim; özellikle bu teorik boyutuyla çoğundan ayrılıyor . Yaşadığımız günlere tanıklık etmek önemlidir. Ama insanların, önlerini görebilmek için, tanıklıkla birlikte olup bitenleri dünden bugüne gelen tarihsel çizgi içinde doğru olarak konumlandırmaya ve buradan bilimsel, sağlıklı, yol gösterici çıkarımlar yapmaya ihtiyaçları vardır. Bu kitap da bu ihtiyaca cevap vermeye dönük olarak hazırlanmış. Yalnız “akademik, teorik” vb deyince göz korkutmasın; aynı zamanda şair ve müzisyen olan Yıldırım‘ın şiirsel ve ironik kalemi, siyasi tespit ve çözümlemeleri akıcı ve mizahi bir üslupla buluşturmayı başarıyor. Bu da teorik kitaplardan sıkılanlar için okumayı kolaylaştırıyor.

Kitap iki ana bölümden oluşuyor. Gezi, Halk ve Devrim isimli ilk bölüm politik tespitlerle ve şerhlerle beslenmiş bir direniş güncesiyle başlıyor. Sonra bu isyanın ne olduğu, kim tarafından kime/neye karşı yapıldığı iredeleniyor.  Daha önce yaşanmış benzer halk isyanlarının Gezi‘yle bağı kuruluyor, burada95 Gazi Ayaklanması‘na özel bir yer ayrılıyor. Halk İsyanı, Çapulcu Kimliği, Kent Hakkı gibi kavramlar teorik temelleriyle inceleniyor. Daha sonra Gezi’nin Devrim Dersleri başlığı altında ülkemizdeki devrimci mücadele geçmişiyle Gezi’nin ilişkisi somutlanıyor ve devrim mücadelesiyle ilgili Gezi Direnişi’nden çıkarılması gereken dersler madde madde sıralanıyor. Gezi Direnişi‘nin geçmiş devrimci mücadeleden beslendiğini çok kişi söyler ama çıkarılacak derslerin bu netlikte madde madde ifade edilişi bu konuda Sanki Devrim‘i bir adım öne çıkarıyor.

İkinci bölümün ana başlığı Gezi, Kültür ve Söylem. Bu bölümde Yıldırım, özellikle belirlediği üç noktaya odaklanıyor.  Direniş içinde internetin, sosyal medyanın kullanımını, Direniş’in dilini ve mizah tarzını ve son olarak da Gezi’nin Estetiği başlığı altında Direniş’in sanatsal boyutunu derinlemesine tahlillerle inceliyor. Her bir kavramı, bir dilbilimci titizliğinde  etimolojik kökenlerine kadar  somutluyor  ve Direniş’te internetin, mizahın, sanatın kullanımına dair daha önce söylenenlerin ötesine geçip bunları örnekleriyle ayrıntılı olarak teorik/tarihsel temellerine oturtuyor.

        Genel Geçer Tespitler Yerine Bilimsel Çözümlemeler

         Gezi Direnişi‘ni Y kuşağıyla, orantısız zekayla, sadece Anti-AKP’citepkilerle vb açıklamaya çalışan çalışmaların yanında Sanki DevrimMarksizmin “somut koşulların somut tahlili” ilkesine titizlikle bağlı kalan, ele aldığı konuları, felsefe, siyaset bilimi, sosyoloji, tarih gibi bir çok açıdan inceleyip, örneklerle besleyen önemli bir teorik kaynak olarak kendini gösteriyor. Ayrıca kendi yararlandığı kaynakları sunma konusunda tam bir akademisyen özeni gösterilen kitap, bundan sonra yapılacak herhangi bir Gezi Direnişi araştırması için de rahatlıkla başvurulabilecek zenginlikte bir kaynakça listesine sahip.  Bu yönüyle “kim bu konuda ne demişti, o olay nasıl olmuştu”gibi akla takılabilecek sorulara temel kaynağını işaret ederek cevap verebilecek bir başucu kitabı olma özelliği de kazanıyor.

Kitapta dikkat çeken diğer bir yön katılımcılığı teşvik eden bir anlayışla sunulması. Tam da Gezi’nin katılımcı, kolektif üretim ruhuna uygun bir anlayışla Barış Yıldırım“Bu çalışma, hem konusu olan isyan hem de onu kuramsal, kültürel ve sanatsal değerlendirişindeki ilke gereği kolektifliğe, ortaklaşa üretim ilkesine gönülden bağlı. Bu ürüne katkısını sunmak isteyen herkes için şu web, e-posta ve Twitter adresleri ardına kadar açık:” diyerek adresleri veriyor ve herkesi bu tartışmaya/üretime katılmaya davet ediyor. Yani“ben yaptım, oldu” demiyor. Okuyup “hayır, orası öyle değil” diye müdahale edip düzelterek veya söylenmemiş bir yanı söyleyerek kendiniz de kitaba dahil olabilirsiniz.

Olmuş-bitmiş bir süreç değil anlatılan. Bugün de değişik yönleriyle yaşamaya devam eden ve edecek bir Direniş bu. Böyle kitaplardan yol haritamıza bakıp yola devam etmeli. Çünkü Yıldırım‘ın İnceliklerin Şairi Gülten Akın‘dan alıntılayıp son söz olarak söylediği gibi; “Yol yürüyüş öğretir.” Ve Devrimi sankilerinden damıtmak ancak bu yolda yürümekle mümkün.

_______________________________________________________,

Sanki Devrim

Yazar : Barış Yıldırım

Yayınevi : NotaBene Yayınları

2014, 294 sayfa

Web : http://www.yazilama.net/sanki-devrim/

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s